Hiç Bir Hayat Mutlu Bitmez! Bu da Benim Hikayem

İsimler farklıdır. Ne yazı yazım kuralı ne edebi metin nede anlamlı cümle var. sadece sigram bitene kadar yazacağım bu satırları. hata olursa affola. çoğu kişi belkide okumayacak ama ben yazıp rahatmalak istedim. teşekkürler..


Henüz hayatının baharındaydı. Kim bilir söyleseler yaşayacaklarını gelirmiydi dünyaya. ya da gelmek istermiydi ? Mart ayının bilmem kaçıncı günü 1991. Ramazan ayının çarşamba günü hasretle beklenen erkek çocuk gelmişti dünyaya. İki kızın ardından gelen koç gibi bir erkek evlat. Aylardan ramazan ya hani çıkmış biri demiş ramazan olsun bu guel yüzlü çocuğun ismi. Bahtı da güzel olur böylece. Hayır demiş babam. Bu çocuğun adı emre olacak. Baba lafı hala dinlenir bizde ya o zamanda dinlenmiş ve yaramz bi emre gelmiş dünyaya.

Hiç bir hayat mutlu bitmez.  Bu benım hıkayem..



Aldığı oyuncakları alındığı gün açıp ben tamirci olacağım diye diye büyüyen bir emre.




Çocukluğunda cipsin içindeki tasoyu bulmak için cipsi paramparça etmek yerine kaderim varsa taso zaten gelir diyerek içlerinden bitane seçip alan ve çıkmadığındada olsun birdahakine dolu olanı bulacağım ezmeden kırmadan diyen emre.


Babasından öğrenmişti dürüst olmayı. Aynı zmanda cömertliği tabi. aldığı bisküviden bitane uzatan değil içinden bitane alıp diğerini arkdaşlarına uzatan bi cömertlikti babasından öğrendiği.


3kuruşa geçinen ailede 1 kuruş para almak için babasına besteler yapardım şarkılar söylerdim öyle para isterdim aman babam kızmasın diye.



Sonra gider olmayanla paylaşır akşama kadar babamın yanına uğrayamazdım daha kızacak diye. Bilseydi insanların nankör olduğunu yaparmıydı paylaşırmıydı.




Şimdi düşündüğümde yine olsa yine paylaşırım derim.


Çocukluğunda başlamıştı hayatın sillesini yeme görevi. Hani herkes hayattan bir sille yer ya vakti geldiğinde. Ben daha 9.10 yaşlarında görmüştüm babamn kafasına silah dayandığını. Zor iş bir çocuk için aslında o günlerin tüm hayatı boyunca gözünün önünden gtmemesi. Aile sorunları yokluk derken ne sevmeye fırsat olmuştu nede sevecek özgüvene.


Ortaokul lise derken uslu sakin bir çocuk tu okuldan eve evden okula. ne arkadaşlarıyla takılcak parası vardı cebinde nede kızlı erkekli ortamda nasıl davranıcağını bilecek özgüven.


Sonra ınternet denen şey girdi hayatıma. Bütün pısırıklığımı internette attım.Ttutuldum bir sanal aşka. ilk aşkımdı. Sanal da olsa ilkti. Ne elini tuttum ne yüzünü sevdim. Tam 5 sene gelicem diyipte gidemedim bir türlü. Tam 5 sne kokusunu almadan dokunmadan sesine resmlerine aşık olduğumu sadece. Ya da öyle sandım...



Aşığım ben dedi ya ayrılırken kıza.Aşığım ulan ölürüm biterim dedi. Ama ölmedi de...



Sadece kıyısından döndü ölümün. Ağır bir hastalıktı geçirdiği, ölümle pençeleştiği bir hastalık. 2ay 3 ay 4ay. bitmedi bitmeyecekti sanki yüreğini kavuran acılar. Ölecek miyim diye her gece yastığa koyarken basını bu halime de şükür Allahım diye kapıyordu gözlerini. Hayattan ümidi kesmişken tam çıkıverdi sanaldan biri karşısına yine. Bu kez uzaklarda değil sadce ve sadece bir mahalle kadar yakınındaydı. 1 ay konuştu iki ay konuştuda cesaret edip kızın yanına gidemedi blusalım demedi. Kız geldi çalıştığı yere de öyle gördü hayatının aşkını. O anı ölsem unutmamam diyordu; ölsem ölüm yatağında olsam o an gelir gözümün önüne. O ilk bakışın ilk görüşün ilk glumsemen. Ne oldu 5 senesini verdiği kişi yoktu artık öldü mü ölmedi bitti mi bitmedi. Başka biri çıktı hayatına ve bambaşka biri oldu. Nefes alamaz oldu artık onsuz. Hastalık falan hepsini onun desteğiyle yendim ben diyordu her seferinde. Kalmadı hastalık falan. Alkol yoK sigara yok hepsi senin sayende diyordu hayatının aşkına.



ve cevap olarak babamın oturduğu tahta nasıl bi anda kuruluverdin hayatımın başrolü oldu blmiyorum ama ıyıkı oldun şeklinde oluyordu herseferinde.




Ne büyük aşk ama. ailesinn yanında daha üstünde belkide sevgi besliyordu emreye karşı. canım acıdı dese canı gidiyordu emreninde aman acımasın diye.


Tek eksiğim para diyordu hersefernde . Seni mtlu edeblmek için tek eksiğim para. Seninle bi göz odada yaşarım ben para önemli çalışır kazanırız diye cevaptan sonra her sefernde bi rahatlama geliyordu.


Gerçekten bi göz oda yeter miydi?


Sevdiği kişi diyorsa aksi düşünlmezdi bile. 3. seneye girerken geride ne hastalık kalmıştı ne sıkıntı. Her şey iyiydi. İyiydi de neden mtlu değldik artık ? Ne oldu bize. zamanında söylenen yalanlara bile göz yummuştuk oysaki sırf aşkımız zedelenmesin diye. neydi bizi mtsuz eden ? ya da sadece kızı mtsuz eden şey neydi ? Ne mi oldu. Ayrılık. Her insan haytnda olduğu gibi. Ayrılıktı sonu aslında en başında. Bile bile yaşanıcakları bile bile ateşe atmaktı kendini. Şimdi ne yürüdüğüm yollar ne içtiğim şu bana güzel. Ne aldığım nefes ne gördğum göz bana güzel. Her yerde herşeyde ben hala onu yaşarken. Daha bir ay olmuşken dumanı üstünde tekedişin nasıl olurdu da hayatında başkası var denebilrdi. Kolay mı ya bu kadar ? Basit mi sarıldığın teni unutmak? Nefesi olamdan uyumama diye her gece telefon açık uyuyan biri için basıt mı terkedilmek? Elini tutmak bi başkasının? Benimle güldüğün şeylere onunla gülmek bu kdar basit mi bundan sonra?


Hakkımı helal mi edeyim diyorsun hala? Çocukluğumda da böyleydim ben; varsın arkdaşlarım mutlu olsunlar diye kendimden feragat ettim hep. Şimdi canımdan can canımdan parça benden helallik istemiş çok mu? Mutlu ol be yeter ki mutlu ol. Sonsuza kadar helal olsun hakkım sana. Ben m? Sadece sarhoş olduğumda seni unutabliyorm artık. Kaldı ki sarhoş bile olamıyorum. Bu kadar da beceriksizim işte. Hoşçakal ismi güzel gözleri güzel sevgilim. Mutlu ol...


Şarkım da size armağan olsun. Kimbilir bir sigara daha yakarsam devamını da yazarım. Okuyana teşekkürler. Yazıp rahatlayabldğim için de @KSbence ye teşekkürler...

Hiç Bir Hayat Mutlu Bitmez! Bu da Benim Hikayem
Cevapla